Koyunların Beslenme Hastalıkları


Beslenme hastalıkları besin maddelerinin yetersizliği, fazlalığı veya yemlerde dengesiz oranlarda bulunması sonucunda ortaya çıkar.


Enterotoksemi

Enterotoksemi bağırsaktaki bakterilerin toksin salgılaması sonucu ortaya çıkar.Hayvanların küflü ve bozuk yemleri veya bir defada fazla miktarda yüksek enerjili yemleri tüketmeleri sonucunda bağırsakta bulunan Clostridium perfringens adlı bakterinin salgıladığı toksin hızla kana karışarak ani ölümler meydana getirir. Rumen asidozisi ve diğer zehirlenmelerle karıştırılmamalıdır. Hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilme olasılığı vardır ancak aşılama programına uyulursa ortaya çıkması önlenebilir. 3-4 hafta ara ile yapılan 2 aşılama gerekli bağışıklığı oluşturur. Yeni doğan kuzulara doğumda, 2-3 haftalık olunca ve 5-6 haftalıkken yapılan üç doz aşı gerekli korumayı sağlar. Ani yem değişikliklerinden yine de sakınmak gereklidir.


Kolostrum (ağız sütü) yetmezliği;

Bir kuzunun aldığı kolostrum, sağlıklı ve hayata kalmasını sağlayan en önemli faktördür. Doğuma yaklaşık 3 hafta kala meme bezinde başlayan kolostrum salgılama, gebeliğin son bir haftasında en yüksek seviye ulaşır. Doğumdan sonra ise aniden durur. Kolostrum (ağız sütü), normal süte göre 2 katı kuru madde, 3 katı mineral ve 5 katı protein içerdiği gibi yüksek oranda kuzunun acil ihtiyacı olan vitaminler, enerji, büyüme faktörleri, hormonlar ve hastalıklardan korunmasına yardım eden bağışıklık maddelerine (IgG) sahiptir. Besin içeriği yüksek olan kolostrum, iyi bir enerji kaynağıdır ve doğumdan sonra kuzunun termoregülasyon kabiliyetini ve
çevre koşullarına adaptasyonunu sağlamada vazgeçilmez tek hayati kaynaktır. Kaliteli kolostrum kuzu için tek sağlıklı yaşam iksiridir.

Küçükbaşlar , kolostrumunda sadece karşılaştığı hastalıklara karşı koruyucu maddeleri barındırırlar. Bu nedenle, başka çiftliklerden gelen genç koyunlar, geldiği işletmeye özgü hastalık etmenlerine karşı yeterli miktarda antikor (IgG) oluşturamayabileceği dikkate alınarak, kuzular yetişkin koyunlardan alınacak kaliteli kolostrumla beslenmelidir.

Havasız, karanlık, hareketsiz ve kirli ortamlar, açlık, yetersiz ve/veya dengesiz rasyonlar, Selenyum ve E vitamini başta olmak üzere immun fonksiyona dâhil olan diğer iz mineral ve vitaminlerin yetersizliği, salgılanan kolostrumun miktarını ve kalitesini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca bu tür kalitesiz kolostrumlar kuzuların bağırsağından emilimi düşmektedir.

Yeni doğan kuzuların doğumu izleyen birkaç saat içinde yeterince ağız sütü almamaları sonucu ölümler ortaya çıkabilmektedir. Yeterli miktarda kaliteli ağız sütü kuzulara mutlaka içirilmelidir.


Gebelik Toksemisi (Ketozis)

Gebeliğin ileri dönemlerinde ve doğum sonrası genellikle ikiz-üçüz kuzu taşıyan, çok zayıf ve çok şişman koyunlarda görülür. Ani yem değişiklikleri hastalığın ortaya çıkışını hızlandırır. Koyunların gebelik öncesi kondisyonlarının iyi ayarlanması koruyucu etki yapar. Küçükbaşların enerji ihtiyaçları zamanında karşılanırsa önlenebilir. Hipokalsemi ve çayır tetanisi hastalıklarıyla karışabilir.


Çayır Tetanisi (Hipomagnezemi)

Bahar mevsiminde taze çayırların otlanmasıyla ortaya çıkan sinirsel semptomlarla belirgin bir hastalıktır. Magnezyum yetmezliği sonucu ortaya çıkar. Küçükbaşlara Mg verilmesi veya toprağa Mg takviyesi yapmakla önlenir.


Asidoz

Ani olarak, aşırı miktarda yüksek enerjili yem (tahıllar, yemler, meyveler vb) tüketen koyunlar sıklıkla asidoza yakalanmaktadır. Tedavisi çok uzun süren ve genellikle ölümle sonuçlanana bu tip beslenme kazalarına karşı tedbirli davranılmalıdır.


Zehirlenmeler

Bitki zehirlenmesinde birçok hastalıkta olduğu gibi tedavi zordur. Korunma daha önemli ve daha kolaydır. Korunma, öncelikle, zehirli bitkinin tanınmasına, o çevrenin funda, çalılık, çayır-mera ve ağaçlarının bilinmesine bağlıdır. Aşağıda bazı alınabilecek bazı önlemler verilmiştir:

  • Koyunların su içmesi ve yürümesi zehirlenme belirtilerini hızlandırabilir.Bu yüzden zehirli bitki yedikleri şüphelenen hayvanlar sudan uzak tutulmalı ve yürütülmemelidir.
  • Aç koyunlar zehirli bitkilere karşı daha duyarlıdırlar. Bu nedenle aç koyunların meraya gönderilmeden önce ot ve samanla açlıklarının giderilmesi sağlanmalıdır.
  • Koyunlar yeteri kadar yararlı bitkileri bulurlarsa zehirli bitkileri yemezler. Zehirli bitkiler aslında daha az lezzetlidir ya da lezzetsizdirler.
  • Koyunların otladıkları çevre ve meralarda zehirli bitkilerin çobanlar tarafından tanınması gerekir. Zehirli bitki tanınırsa bunlardan mera temizlenir ya da bunlara karşı alınacak önlemler bilinir.
  • Koyunlar özellikle meradaki bitkiler, ince yağmurlarla ıslandığı ya da çiğ ile nemlendiği zaman aç olarak meraya gönderilmemelidir. Bu durumda zehirli bitkilerin etkisi fazla olmakta ve zehirlenmelere neden olmaktadırlar

Bazı tarım ilaçları veya yeme katılan çok miktardaki antibiyotik veya antiparaziter
ilaçlar da zehirlenmelere yol açabilir.


Bizim için “gelişim” sürekli gündemde olan, hayatın bir gerçeği…

+ Yorum yok

Yorum yaz